31 Aralık 2016 Cumartesi

Undone

“May your coming year be filled with magic and dreams and good madness. I hope you read some fine books and kiss someone who thinks you're wonderful, and don't forget to make some art -- write or draw or build or sing or live as only you can. And I hope, somewhere in the next year, you surprise yourself.”


― Neil Gaiman

Why do i feel sad? 366 days have passed and why? do? i? feel? sad? again? and why i've felt sad for all the 23 years i've been a part of.

Because i am the proof that if you feel lonely, you are lonely anywhere, anytime, with anyone.
This year there have been things i have failed, things i have succeeded, things i've loved and things i've cried. But there are also things... undone. And with the missing parts of them, i can't manage to complete myself and it builds a great black wall in front of me. I cant go on without the missing parts  and i just feel unsafe, insecure, lonely while all i can think is to find them in that black wall and complete myself. .

Like always, now, i am opening up while i am writing because this is what i do and how i feel safe and warm. And now i can see clearly that i. am. undone. And in life, i still couldn't come to the phase where i can say ¨IT İS OKAY. sometimes, something should be left undone¨

So this year, with all my broken heart, cheerful heart, full of laughter, love and joy heart, i want to stand still, take a deep cleansing breath and say IT IS OKAY. I want to understand ¨undone¨ and accept it. welcome it with my tired arms and say ¨you can rest here now. i'll take care of you. talk with you. love you. and try to understand you¨ At least i want to say; I've tried.

I am 23 years old and i've learned life is about the things you have tried. i can't say things you've had, things you've seen or laughed or listened. But i can truly say the things you have tried. It is just this simple.

You, may not be very happy and peaceful this morning. It is okay in our universe anymore. Because you've tried to get out of bed, you've tried to simile yourself in the mirror even if you don't want to because you feel very ugly that day, you've tried. Who cares if you couldn't manage it. It is okay. And if those things are still undone now, that's okay too.

So, whispering myself now, while sitting on a library chair ; may your coming year be filled with all those tried magic, tried dreams, tried books, art, music. Maybe you try to draw more, build more, sing more, love more and i hope somewhere in the next year,  you try to surprise yourself. And while we can truly say you definitely are in love and definitely are feeling brave, i hope you try to fall in love whole fucking lot.
Cleo Wade

4 Eylül 2016 Pazar

Ah!




Bütün veda edemeyenler toplandık ve erasmus başvurusu yaptık. Sonra ne mi oldu? Sonra çok şey oldu da akıllarda sadece kiminin şimdi gideceği kiminin sonra gideceği ama hep birilerinin gideceği kaldı. ¨dedim ya.. eylüldü.. savruluşu bundandı kimsesizliğimizin¨

Şimdi başladı geri sayım. Hayatın acılarından çekip çıkarttığımız, sarıp sarmaladığımız, beraber çiçekler yetiştirdiğimiz dostlarımız yola koyuldu. Şimdi benim hissettiklerim, önümüzdeki kış başkalarına hissettireceklerim olduğu için hüzünlenirken 2 kat hüzünleniyor, anıları yad ettiğim bu yağmurlu pazar gününde 2 kat uzaklara dalıyorum. Ah gençlik! diyorum sık sık neredeyse 100 yaşına gelmiş anneannem yanıbaşımda kuzinenin içindeki alevleri seyrederken. Ah!  ¨sayamadım kaç ah döküldü dallarımdan/ çok şey geçmiş gibi başımdan/ ah dedim sonra, Ah!¨ 

Kütüphanenin büyüklüğünden kaçıp bir masaya sığındığımız, fakültenin soğuk koridorlarında maketler taşıdığımız, bir sütü bölüştüğümüz bir gülüşü paylaştığımız yeri geldiğinde ağlaştığımız… Şimdi burada tam şu anda, yaşaması bedava ama değeri ömre bedel olan anlar bir çırpıda geçiriverdi önümden de içlerinde bir tane bile ¨keşke¨ kalmadı. ¨Bekleyen yan yana ayrılıklardı/ ve kalb uzun süren görmeyişleri/ bir kuru yaprağı kaldırır gibi kaldırırdı¨


Bu gariban kız da bir gülüş attı son kez ekrana. Bir çizik attı defterine bu da geçti bu da geçecek dercesine. Kapattı şiir kitaplarının kapaklarını yeni bir sayfa açtı. Üstüne de şunu yazdı: Güzel dostlarım, teşekkürler. 





26 Mayıs 2016 Perşembe

ne oldu?

Uyandık önce. Mutlu uyandık. Mutsuz uyandık. Yorgun uyandık ya da uyanamadık. Sonbaharın gidişini, kışın gidişini ve baharın -ah baharın- gidişini seyrettik. Yerden bir yaprak aldık. Yerden 2 3 derken 4 5 derken 6 7 8 yaprak ve bir ağaç aldık, defterimizin arasına koyduk. Defterlerimiz oldu. Defterlerimiz doldu. Sayfalar eskittik birer birer. Kalemler tükendi en çok lazım olduğu yerde. Konuşmak zorunda kaldık. Konuştuklarımız konuşamadıklarımızın selamını iletti. Çaya eşlik ettik. Şarkıları içtik. Kitapların altını çizdik, kenarlarına notlar düştük. Çizdik kitapları ve başkalarının çizdiği kitapları sevdik. Kuşlar gördük gökte yerde ve avuç içimizde. Isındık. üşüdük. hırkalar ve kazaklar ve çoraplar giydik. dumanı tüten kahveler paylaştık dumanı tüten hayallerle. Bir geminin gidişini seyrettik belki de gelişini seyretmedik. Bahçelerde oturduk. Salıncak olduk sallandık. Taze kesilmiş çimenleri kokladık. Güzel çiçekler gördük renkleri renklerimize karışan. Adlarını bilemedik. Gözlerimizi kapattık. Kapattık gözlerimizi ve nefes aldık.

sonra ne oldu?

18 Mart 2016 Cuma

çoğul


Şuraya bir Behçet Necatigil bırakayım, susanlara, aman size bir şey olmasın. 

az kişi yetiyor,
ancak küçük kayıplarda yerine yenisi--
daha önce başkasıyla gelmiştiniz,
burası neresi?

Her şey yokken daha/kesindir:
işler gizli bir düzen görünenin ardında.
onlar uzak—lıklarıyla güzel:
ölüleri bile rahat hatırlayamıyoruz.

Susmak kalemdir, sesleniyorsunuz, peki--
nedir bu gürültü, duymuyor muyum?
beni gene bir yere götürmek istiyorlar,
bilseler bölmeleri--

tükenirken bir çoğul az/da azar/da
ümit/sizsiniz,susmak--
kurşun ve duvar


susmak kalemdir.